-Meme kanserleri; Etyolojileri ile ilgili bilim dışı söylemler ve tedavilerinde, cerrahiler başta olmak üzere hatalar nedeniyle, kanserlerin kötü yıldızlarıdır. Hastalık oluşumu ile meme kaybı endişesi, geleceğe dair bütün planları bozar ve patojeniteyi artırır.
Semptomlar kabaca; Memede kitle, kitleye bağlı şekil değişikliği, (=asimetri) ve ağrı en sık yakınmadır. Diğer belirtiler memede büyüme ve asimetri, deride ülserasyon, meme başı değişikliği, aksillada kitle (lenf nod şişmesi ve ağrı) vbg pek çok patojenite (farklılık). Kanserle özdeşleştirilen lenf nodu şişme ve ağrıları nın nedeni, kanserlerden çok enfeksiyonlardır. Lenf nod diseksiyonları bilinenlerin aksine hastalıkların engelsiz yayılmalarına neden olarak patojeniteyi artırırlar. (*)
Aksilla diseksiyonları; kol ödemi, omuz hareketlerinde kısıtlama, deformite, kolda kuvvet azlığı, uyuşukluk, ödem vbg pek çok probleme neden olurlar. Bunlar buzdağının görünen kısmı. Lenf nod diseksiyonları, hastalıktan daha çok zarar verebilirler.
Meme kanseri ile ilgili risk faktörleri istatistiklerle belirlenirler. İstatistik denize bir kova daldırdığımızda kovada balık varsa denizde balık var, kovada balık yoksa denizde balık yok demeye benzersede, istatistiklerde kovalar amaca uygun yerlerde denize daldırılırlar. (*)
Bir etken, istisnasız her bireyde, aynı doku veya organda, aynı etkide, aynı hastalığa neden oluyorsa, o hastalığın etkenidir. Herkeste aynı etkiyi göstermiyorsa, hastalığın etkeni farklıdır. Daha çok veya daha az, bilimde ölçü birimi olmadığı gibi, bilimin gelişiminin önündeki en önemli engeldir. (*)
- Meme kanserleri kadınlarda en sık görülen kanser tiplerindendir. Yıllık insidansı, yaşa paralel olarak artmaktadır.
NOT; Yaş meme kanserlerinde en önemli risk faktörü olarak kabul görmektedir. Aslında yıllar (yaşlar) etkilerini hücreler üzerinde gösterirler. Kadınlar arasındaki farklılıklar, kanser oluşumlarının farklı yaşlarda ve farklı olmasına neden olurlar. Şu yaşlarla şu yaşlar arasında denme nedeninden de anlaşılacağı gibi etken yıllar değil hücrelerlerdir. (*)
- 8 kadından birinde meme kanseri görülmez. Yanlışın doğrusu 85 yaşına kadar yaşayan 8 kadından birindedirki o da doğru değil.
Bölgeler ve ırklar kanserlerin dağılımında ciddi farklılıklara neden olurlar. Gelişmiş ülkelerde, az gelişmiş ülkelere ve asya ülkelerine göre meme kanserleri bir kaç kat daha fazla görülmektedir. (Meme kanserleri, beyaz ırkta sarı ırktan fazla görülür.)
- Kalıtımsal olduğu söylenen kanserlerin çoğu hamilelik dönemindeki travmalardan ve enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Yaklaşık %5 oranında olduğu tahmin edilmektedir. Kalıtımsal kanserler önlenebilir ve tedavi edilebilirler.
- Yaklaşık %10 olduğu söylenen aile hikayeleri ise, hikaye değil masaldır. Cevaplanması gereken soru, aile fertlerinin hepsinin hikayesinin neden farklı olduğudur. (Neden başka, KİTAPTA)
- Meme kanserlerinin oluşumunda spesifik gen mutasyonları hastanın hikayesine göre değişmekle birlikte, BRCA1 ve BRCA2 genleri için oran %5 ile %10 arasıdır.
- Doğal hormonal faktörler;
Geç menarş, menarşın iki yıl gecikmesinin %10 oranında koruyuculuk sağladığı rapor edilmiş.
Erken gebeliğin meme kanseri riskini azalttığı söylenmiş, hamilelik yaşına göre bu oranlar değişiyor.
- Geç menopoz meme kanseri riskinde artış ile ilişkilendirilmiş.
- Hamileliğin meme kanseri riskinde geçici bir artışa neden olduğu ileri sürülmektedir.
- Eksojen hormon kullanımı;
Menopoz semptomlarının önlenmesinde kullanılan hormonlar. Oral kontraseptifler ve hormon replasman tedavilerinin, meme kanseri riskinde küçük bir artışa neden olduğu gösterilmiş.
İlginç görüş; Meme kanseri insidansı, oral kontraseptif kullananlarda yüksek olmasına rağmen, hastalık mortalitesi sabit kalmıştır. (FAST FACTS – Michael Baum ve Harvey Schipper)
Garip bir değerlendirme şaka olmalı, bilimle ilgisi yok.
- Olağan sabıkalılar;
Sigara
Alkol
Obezite
Diyet
OBEZİTE, Her hastalıkta olduğu gibi meme kanserlerinde de akla gelen ilk sabıkalılardandır. Obezite ile hastalıklar arasında ciddi ilişki olmasına karşın, söylenenler doğru değil, obezitenin etkisi farklı. (*)
- Radyasyon;
Derecesine bağlı olarak bütün hücre grupları da etkili olarak hastalığa neden olur. Yinede hastalık oluşumunda öncelik öncelik radyasyona hassas olan hücrelerindir.
- Boyut
Kanserlerle ilgili çok konuşulan, hatta hastalığın seyri ile de ilişkilendirilen boyut konusu cehaletin zirvesidir. Boyutla patoloji farklı şeylerdir. Kanserler nano ölçekte başlarlar. (Nano mm nin milyonda biridir.) Hücreler, inanılmaz çeşitte ve boyutta olabilirler. Boyutun büyük veya küçük olması, patojenden etkilenen (=hastalık gelişen) hücrenin boyutu ile ilgilidir. Patojeniteyi oluşan bileşen belirler. (*)
Ve bilimsel gerçeklikten uzak onlarca etken (=neden)
Risk faktörlerinde en az diğerleri kadar (söylenenler kadar) bilimsel bunları unutmuşlar.
Bunlar
1) yemeği tahta kaşıkla yiyenler.
2) çelik kaşıkla yiyenler.
3) Yemeği 30 dakikada yiyenlerler.
4) Yemeği 31 dakikada yiyenler.
Bütün risk faktörlerinde ve etyoloji ile ilgili konuşulanlarda bilim yoktur. Denk gelenlerse duran saat örneği. (*)
Küpe; (*)
- Meme, over ve endemetriumdan birindeki kanser varlığının, diğerlerinde hastalık geliştirmesi kural değil. Diğerlerinde hastalık gelişimi tamamen bilimle ilgili. KİTAPTA.
- Meme kanseri olgularında, TAH+BSO veya over kanserlerinde, mastektomiler kür sağlamadıkları gibi fonksiyon kayıplarına, hastalıklara ve erken yaşlanmaya neden olurlar.
- Kalıtımsal meme kanseri riski nedeniyle, uygulanan mastektomiler bilim dışıdır.
Kanserlerde, cerrahilerin yeri palyatiftir, o da seçili olgularda. (Ayrıntılar KİTAPTA)
Risk grubu söylemleri, hatalı tanılara ve tedavilere neden olmaktadır. Risk faktörleri istatistiki verilerdir, istatistikler bilime değil, amaca hizmet ederler. Herşeyin olduğu gibi, yalan ve yanlış biliminde parçasıdır. Bütün risk faktörlerini taşıyanlar hasta olmazken, risk grubunda olmayan kişilerin hasta olması, hastalık risk ilişkisinin bilimle ilgili olmadığının göstergesidir. (*)
-Cehalet içinde yaşamak, bilgiyle yaşamaktan kolaydır, şanslı olanlar cahilce yaşamaya devam ederler. (Paul ARDEN) Bildiklerinizi unutun.
TEDAVİ.
-Bütün kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de cerrahin yeri palyatiftir. Kanser hastalarının %90 ının metastazlarla, %10 ununda hastalığa ve tedavilere bağlı komplikasyonlardan kaybedilmesi başta cerrahi olmak üzere uygulanan tedavilerin yanlışlığını gösterir. (*)
Balık yemi görür, oltayı görmez. (Çin ATASÖZÜ)
-Kanserler ve metastazlarını önlemede veya tedavide, bugün tüm dünyada uygulanan tedavi protokolleri kür sağlamazlar. Bazı seçili olgularda palyatif etkileri söz konusudur. (*)
Kanserler lokal hastalıklar olmadıklarından, cerrahi, radyoterapi gibi lokal tedaviler, sistemik hastalıklar olmadıklarından da bütün hücrelerde moleküler değişikliklerle fonksiyon kayıplarına neden olan sistemik tedaviler kür sağlamazlar.
Lokal ve sistemik tedaviler, PİRÜS ZAFERİ benzeri etki gösterirler.
Bazı seçili olgularda tümörektomi veya nefrektomi tümör yükünü azaltmak için uygulanabilir. Doku kaybı ne kadar az olursa meme dokusunun onarımı o kadar kolay olur.
Diğer cerrahi metotların meme kanserlerinin tedavisinde yeri yoktur, kür sağlamadıkları gibi, doku ve fonksiyon kayıplarına neden olarak hastalıkları ve yaşlanmaları öne alırlar.
Lenf nod diseksiyonları ise bilinenlerin aksine hastalıkların engelsiz (daha erken) yayılmalarına neden olurlar. (*) KİTAPTA. (*)
-Meme kanseri, meme dokusunda kayba neden olmadan tedavi edilebilecek bir hastalıktır. Kanser gelişip gelişmeyeceği, gelişmeden nasıl önleneceği, gelişirse tedavisi mümkün. Tedavi süreci kısadır. Hastalık meme dokusu korunarak veya onarılarak iyileştirilebilir. Bazı seçili olgularda tümörektomi veya nekrektomi tümör yükünü azaltmak için uygulanabilir. Mastektomilerin tamamı yararsız olduğu gibi zararlıdır. Fonksiyon kayıplarına neden olarak hastalıkları ve yaşlanmaları öne alırlar. (*)
Evre
-Kanserlerin oluşumları ve yayılımları ile ilgili bilgiler, bilim dışı olduğundan evrelemeler yanılgı nedenidir. Hastalığın başlaması gibi seyride nano ölçekte değişikliklerle seyrettiğinden makro ölçekteki evrelemeler yanılgı nedeni. (*)
Semptom gelişmemiş olması veya tümörün tespit edilmemiş veya Bölgesel lenf nodların negatif olması hastalığın yaygın olmadığı anlamına gelmez. Doğru bir terim değil ama, primeri tespit edilemeyip, metastatik denilen kanserlerde karşılaşılan durum böyledir.
–ABD de erken evre meme kanseri ölümleri ile ilgili yapılan çalışmalarda, erken evre denilen hastaların %29.5 inde karaciğer metastazları varlığı tespit edilmiştir. Bilim çevrelerince, ilk tanı konulduğunda solid tümörlerde %70 oranında mikrometastaz gelişmiş olacağı kabul edilmektedir. Bana göre bu oran %100 dür.
Ayrıca nod negatif meme kanserli hastaların %30 unun meme kanserine bağlı gelişecek patolojilerden kaybedilebileceği öngörülmektedir.
Bu görüş meme kanserlerinin yayılım şeklinin bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.
Solid =katı, sağlam, sıkı, yoğun vbg. anlamlara geliyor. Solid tümör terimi; meme, akciğer, kolon, over, beyin vbg organ kanserleri için kullanılmaktadır. Lösemi, lenfoma ve multiple myeloma gibi kanserler solid tümör dışı kabul edilirler.
Hagop M. Kantarjian, MD – Robert A. Wolff, MD – Charles A.Koller, MD
The MD Andersen Manuel of Medical Oncology
(mç)
-Bütün kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de cerrahin yeri palyatiftir. Kanser hastalarının %90 ının metastazlarla, %10 ununda hastalığa ve tedavilere bağlı komplikasyonlardan kaybedilmesi başta cerrahi olmak üzere uygulanan tedavilerin yanlışlığını gösterir. (*)
Meme kanserleri, hasta olan kişilerde, yaşın hücreler üzerindeki etkisine (Hücre ölümlerine) bağlı olarak farklı sürelerde ve farklı hücre gruplarında gelişir. Her etken (=karsinojen) herkeste hastalığa neden olmaz. Bu nedenle karsinojen kelimeside doğru değil. (*)