8.-SAKATLANMALAR (özellikle sporcu sakatlanmaları)
-Travma, Bir doku veya organın moleküler yapısını veya biçimini bozan, dıştan mekanik bir etki sonucu oluşan yaralanmalara verilen addır.
–Kas hücreleri çok özelleşmiş bir işlevi yani kasılmayı yerine getirmek için evrimleşmişlerdir. Kas kasılması mutlaka çok hızlı, güçlü ve tekrarlanabilir olmalıdır. Kasılmayı (=kaslar arası iletiyi) etkileyen her etken, etki şiddetine, etkilenen dokunun moleküler yapısına göre fonksiyon kayıplarına, fonksiyon kayıpları da kolay sakatlanmalara ve geç iyileşmelere neden olurlar.
A) Sporcularda kolay sakatlanma ve geç iyileşmelerde, COVİD19 ve mRNA aşılarının etkisi; (*)
Kolay sakatlanmaların nedeni, etken ne olursa olsun travma bölgesindeki hücrelerin moleküler yapılarında olan değişimlerdir. Travma etkisine veya moleküler yapıya göre bu etkileşim değişir. Moleküler yapı ne kadar çok değişirse travma etkisi o kadar artarken iyileşme sürecide o kadar uzar.
COVİD19; Virüsler etkili oldukları hücre gruplarının RESEPTÖR proteinlerine bağlanarak hücrelere girerler ve hücrelerin parçalanarak ölümlerine neden olurlar.(Bu tarz hücre ölümleri apoptoz dışı hücre ölümleridir.) Oluşan toksik materyal çevreye yayılır ve NEKROZ gelişir. Hücre ölümleri temas hücre iletilerinin azalmasına ve fonksiyon kaybına neden olurlar. Hücre eksikliği, travmalarda sakatlanmaları kolaylaşırken iyileşmeler geciktirir.
–mRNA aşıları, mRNA bütün hücrelerde %5 oranında olduğundan, bireyin bütün hücrelerinde moleküler yapıyı değiştirerek, biyolojik aktivite değişimlerine neden olurlar. Biyolojik aktivite değişimleri, daha önce sakatlanmalara neden olmayan travmalarda kolay sakatlanma ve geç iyileşmelere neden olurlar. RNA, nın ihtiyaca göre bölünmesi, bölünme gerçekleşen hücrelerde travma veya patojen hassasiyetine neden olur. (*)
Aynı yerden sakatlanmadı, önceki sakatlıkla ilgisi yok, cahil şakasıdır. COVİD19 geçirmiş veya mRNA aşısı olmuş ve veya bu kişilerden mikrop kapmış kişiler, etkilenen hücre grubunun özelliklerine göre sorunlarla karşılaşacaklardır. Bu kişiler gerekli tedavileri görmezlerse; pek çok yıldız sporcu, sanatçı, yönetici ve bilim insanının yıldızı zamanla geçici veya kalıcı olarak sönecektir. (*)
–mRNA aşılarının, hücrelerin moleküler yapılarında değişikliklere neden olması, sadece sakatlanmaları kolaylaştırmaz. Bireyde daha önce hastalık etkeni olmayan patojenlerin, hastalık etkeni olmasınada neden olurlar. Benzer patojenler benzer hücre gruplarında benzer hastalıklara neden olurlar. Örneğin nezle benzeri hastalıklar bulaşma olmadan sık sık tekrarlanır, öksürme değişir, burun akıntısı artar.
COVİD19 geçirmek hastalık gelişen hücre grubunun ölümüne, mRNA aşısı bütün hücrelerde biyolojik aktivite değişimine neden olarak, üreme fonksiyonlarında ve cinsel aktivitede yetersizliklere neden olurlar. (*)
B) Sakatlanmalarda nikotinik asetilkolin reseptörlerinin etkisi;
-Kas kasılmasının bir motor nöronla uyarılması birçok sinaptik kesecikten neredeyse eş zamanlı asetilkolin salgılanmasını gerektirmektedir.
-Nikotinik asetilkolin reseptörü, kas hücrelerinde bulunan nöromusküler bağlantı yerlerinde kas kontraksiyonlarını başlatır. Kas ağrı ve güçsüzlüklerinde nikotinik asetilkolin reseptörleri etkenlerdendir. Hücrelerdeki biyolojik aktivite değişiklikleri nikotinik asetilkolin salgılanmasında değişikliklere neden olur.
-Kimyasal sinyaller bilgiyi bir nörondan ötekine, bir kasa ya da başka bir hedef hücreye taşırken, elektriksel sinyaller, bilgiyi sinir hücreleri boyunca taşırlar.
Asetilkolin reseptörleri;
- –Kalp atışında,
- –Kan basıncının düzenlenmesinde,
- –Hava yollarındaki düz kasların kasılmasında,
- –Vücut ısısının ayarlanmasında
- –Motor ve duygu kontrolünde,
- –Hafıza öğrenme gibi daha karmaşık olayların düzenlenmesinde rol alır.
– Asetilkolin reseptörlerinin eksikliği; Şizofreni, epilepsi, uyuşturucu bağımlılığı ve Alzheimer gibi hastalıklardaki güçsüzlük, hafıza kaybı ve öğrenme yetersizliklerinde de görülür.
-Nikotin, tütün bitkisinden elde edilen bir alkaloit.
-Nikotinikasit, nikotin oksidasyonunda ortaya çıkan bir asit, sinapslardaki iletimi azaltır.
Alkoloid, biyolojik olarak aktif toksik molekülleri ifade eder.
-Reseptör bir şeye bağlanan, ilgi duyan.
- Sakatlanmalarda diğer etkenler.
C) ECM
Dokular sadece hücrelerden oluşmazlar. Doku hacminin çok önemli bir kısmını epitel, kas ve sinir hücrelerinden farklı olarak makro moleküllerinin oluşturduğu ekstraselüler boşluk (ECM) oluşturur. ECM, hücreler tarafından aralarındaki boşluğa salgılanan polisakkaritlerden ve proteinlerden oluşmuş karmaşık bir ağ örgüsüdür. Bu iki temel gruptaki etkileşimler hücrelerin sadece belirli dokuları oluşturmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hücrelerin içi ve dışı arasında çift yönlü bilgi akışını sağlar. ECM in sahip olduğu özellikler dokunun özelliklerini belirler. ECM, hücreler tarafından oluşturulduğu için yapısı, ECM i oluşturan hücrelere ve oluşan dokulara göre farklılıklar gösterir. ECM farklı dokularda farklı fonksiyonları yerine getirir.
Virüslerin hücreleri parçalayarak öldürmesi, mRNA aşılarının biyolojik aktivite değişimlerine neden olması, ECM in yapısını değiştirir ve fonksiyon kaybına neden olur.
ECM;
-Tendonlara güç atar.
-Böbreklerdeki filtrasyona katılır.
-Derinin eklentisidir. (=bileşenidir)
-ECM hücre hareketlerine yön verir ve gelişimsel olaylar için sinyal üretir.
-Dokular ve hücreler fonksiyonlarını ECM le birlikte gerçekleştirirler.
-ECM temas ve ileti hücrelerinin içi ve dışı arasında çift yönlü bilgi akışını ile birleşmelerini sağlar.
ECM (3) üç ekstraselüler makromolekül kategorisinden oluşur bunlar;
1)Proteoglikanlar (basınçlı, darbeli güçlere karşı direnç sağlarlar.)
2)Fibröz proteinler. (kollajen ve elastin içerirler.) Dokularda yapısal fonksiyonları yerine getiren moleküllerdir.
a)-Kollajen
Hücre dışı matrixin (ECM) önemli yapısal proteini.
Kollajen ve elastin bağ dokunun olduğu kadar deri ve damar duvarları, gözün kornea ve sklera tabakasının önemli bileşenleri olarak ECM içinde yer alan fibröz proteinlerdendir. Kollajen ECM (=hücre dışı matrixin) önemli bir yapısal proteinidir; Prolin, hidroxiprolin, lizin, hidroksilizin ve glisin bakımından oldukça zengindir.
Kollajen; (jelimsi bir madde) İnsan vücudundaki en yaygın protein olan kollajen kayma gücüne karşı dirençli olan sağlam protein fiberlerini oluşturur. Kollajen kemik, tendon ve derideki başlıca protein türüdür. Tendonlardaki kollajen demeti mukavemeti sağlar. Kemikteki kollajen fiberleri, herhangi bir yönden uygulanacak mekanik kayma gerilimine karşı direnç oluştururlar. ECM in içindeki kollajen destek ve güç sağlar. Kollajen 28 farklı türden meydana gelen bir protein ailesidir. Kollajenin proteinleri konumlarına ve işlevlerine göre farklılıklar gösterirler. Rastgele kollajen kullanımları, amaçlanan etkiyi sağlamaz. Tüm kollajenler birlikte vücut protein kütlesinin %25 ini oluştururlar.
b)-Elastin. (Elastik liflerin esas bileşeni.)
Sert ve esnemeye dayanıklı kollajenin aksine, elastin lastik benzeri özellikleri olan ECM içindeki diğer önemli bağ dokusu fibröz proteinidir. Elastin, dokuya esneklik veren birbirine bağlı lastik benzeri iletişim ağıdır. Antitripsin yetersizliğide elastin ile ilişkilidir. Antitripsin yetersizliği olan bireylerin akciğerlerindeki elastazı inhibe etme yeteneği azalır.
Kollajen ve elastin dokularda önemli yapısal roller oynadıkları için bu fibröz proteinlerin üretimlerinin azalması hastalıkla sonuçlanır. Kalıtsal veya sonradan oluşan hasarlar dokuların fiziksel özelliklerini değiştiren anormal fibröz proteinlere sebep olabilirler. Anormal fibröz proteinler dokuların normal fonksiyonlarını etkileyerek, ciddi sonuçlara neden olabilirler.
Elastin eksikliği veya fonksiyon görmemesi durumunda, kan damarları kırılgan hale gelirler, çürükler oluşur, yara iyileşmeleri yavaşlar, diş eti kanamaları ve diş kayıpları ortaya çıkar.
3)Adhezif proteinler. (Fibronektin ve lamin içerirler.)
D) Ağrı kesiciler
Ağrı kesiciler ileti kayıplarına neden olurlar. Ağrı etkisinin kalkması, performans gerektiren fonksiyonlarda, kontrol dışı zorlanmalar nedeniyle, dış darbesiz sakatlanmalara neden olurlar. İyileşme sürecini doku hasarının yoğunluk ve konumu belirler.
E) Dinlenme süresi
Maçtan 72 saat sonra vücudun dinlenmiş olacağı ile ilgili hurafelerin bilimsel bir karşılığı yok. İnsanlar benzer fonksiyonları farklı hücre grupları ile farklı gerçekleştirirler ve fonksiyonlardan farklı etkilenirler.
Hücrelerin yapısal ve işlevsel özelliklerinin çoğu proteinler tarafından gerçekleştirilir. İnsanların moleküller yapıları farklıdır. Herhangi bir moleküldeki bir atomun eksilmesi, artması veya yer değiştirmesi molekülün biyolojik aktivitesini değiştirir. Biyolojik aktivite değişiklikleri farklı etki ve etkenlerden farklı etkilenme nedenidir.
F) İnfeksiyonlar
İnfeksiyonlar moleküler yapıda, özelliklede hücrelerin su oranlarında artışa (ödeme) neden olur. Ödem partikül hareketlerini kısıtlayarak dokularda fonksiyon kayıplarına neden olur. Bu etkileşim, travmalarda sakatlanmaları öne alırken iyileşmeleri geciktirir.
G) Bazı antibiyotikler
Bazı antibiyotiklerin yoğun kullanımları hücrelerin moleküler yapılarında değişimlere ve hücre ölümlerine neden olurlar. Hücre ölümleri ileti kayıplarına, ileti kayıpları, fonksiyon kayıplarına fonksiyon kayıpları zorlanmalara, zorlanmalar sakatlanmalara neden olurlar.
H) Diüretikler
Hücreler ve ECM te su oranlarının düşmesine, moleküler yapının bozulmasına doku direncinin azalmasına neden olarak patojeniteyi artırırlar.
I)Soğuk uygulamaları,
Abartılı soğuk uygulamaları ağrı ve ödem oluşumunu bir süre azaltsa da, hücre ölümleri ile nekroz gelişimine neden olurlar. Nekroz gelişimi temas hücrelerinin değişimine, enfeksiyonlara, ileti eksikliklerine neden olarak fonksiyon kaybına ve geç iyileşmelere neden olurlar.
NOT; Çevrelerinden izole olan hücreler ölürler.