Bilim çevrelerinin kanserlerle ilgili görüşü; KANSER gelişimi, kanser gelişen hücrelerin kontrolsüz üremesi (=bölünmesi) şeklindeki görüştür. Bu hatalı görüş, aynı zamanda kanser oluşum ve tedavilerindeki başarısızlıkların nedenidir. (*)
Latincede yengeç anlamına gelen bir kelimedir. Kardiyovasküler hastalıklardan sonra ikinci ölüm nedeni olan kanserler, daha çok apoptoz dışı hücre ölümleri sonucu toksik atık birikimlerinin, hücre beslenme ve iletilerini bozması sonucu oluşan bileşenlerden kaynaklanırlar. İlişkili olduğu hücre tipine göre bileşen oluşumu değişir, bu nedenle farklı bileşenler farklı kanserlere neden olurlar. Kanserlerin %90 oluşturan karsinomlar, hücrelerin iç ve dış yüzeylerini kaplayan epitel hücrelerinden kaynaklanmaktadır. Akciğer, meme ve kalın barsak kanserleri, bu tip en sık görülen kanserlerdir. Sarkomlar kemik, kıkırdak, yağ ve kas gibi destek dokularda gelişir. Lenfomalar ve lösemiler, kan ve lenfatik orijinli hücrelerden kaynaklanırlar. Çevrelerinden izole olan hücreler ölürler. Hücre vasfını kaybetmiş (kanser gelişmiş)hücrelerle temas eden hücrelerde zamanla ölürler. Bu kısır döngü yaşam sonlanana kadar devam eder. Yaşam farklı kişilerde, farklı sürelerde, farklı etkenlerle, farklı şekil ve sürelerde ölüme programlanmıştır, ölüm ertelenebilir önlenemez. (*)
Kişisel farklılıklar, çevre koşulları ve farklı yaşam biçimleri, farklı bileşen oluşumlarına, farklı bileşen oluşumlarıda farklı kanserlere neden olurlar. Kanserlerin dağılımı Irklara, çevrelere ve bölgelere göre farklılıklar gösterirler. Göçler, göç alan ülkelerde farklı kanserlerin oluşumlarına neden olurlar.
Kanserlerle ilgili bilim insanlarının bilim dışı görüşlerinden birkaçı;
Yalanlar ve yanlışlar her şeyin olduğu gibi biliminde ortağıdırlar. (*)
1.-Kanser genelde hücrelerdeki DNA nın hasar alması sonucu hücrelerin kontrolsüz şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu oluşurlar.(Genel daha çok anlamına gelir, daha çok bilimde ölçü birimi değildir.)
2.-Kanser vücudun başka yerlerine yayılma potansiyeli olan kontrol edilemeyen hücre bölünmesi ve büyümesidir.
3.-Kanserler, anormal hücrelerin hızla bölünerek diğer doku ve organlara yayılıp istila etmesi sonucu oluşurlar.
4.-Kanserler, bir doku veya organdaki hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünüp çoğalması ile gelişen kötü huylu tümörlerdir.
-Kanser, her türlü kötü tümörün neden olduğu hastalıklar için kullanılan terim.
-Kanserlerle ilgili konuşulanların içinde doğru yok. Kanserden korkma geç kalmaktan kork, bilim ve akıl dışı bir sözdür. (Kime göre geç, geç kalmanın ölçüsü ne.) Kanserden korkma, bilgisiz hekimden kork olarak değiştirmek gerekir. Erken evre bütün kanserlerin iyileşeceği anlamına gelmediği gibi ileri evrelerde hastaların kaybedileceği anlamına gelmez. Kanserlerin oluşumu, yayılması, evre ve patoloji ile ilgili bilgiler çağdışı. Evrelemeler makro ölçekte tetkiklerle ve hekimlerin bilgilerine göre yapılır, İnsanlar farklı hücre gruplarından oluşurlar ve hücre gruplarının dağılım ve moleküler yapıları farklıdır. Bütün hastalıklarda olduğu olduğu gibi, kanserlerinde oluşum ve yayılımı nano ölçekte başlar. İnsan vücudunda kişilere göre değişen yaklaşık 500 ile 1000 arasında lenf nodu vardır. Her insanın lenf nod sayısı farklıdır. Bu nedenle pozitif lenf nod sayısı bilimsel açıdan anlamlı değildir. Kaldıki negatif nod, hastalığın lokal kaldığı anlamına gelmez.
Nano ölçekte oluşan ve yayılan kanserlerde PET-CT nin evrelemede kullanılması ise cehalet değilse ticarettir. Farklı kanserler, farklı bileşen oluşumlarına neden olurlar, farklı bileşenlerin PET-CT görüntüleri farklıdır ve yanılgı nedenidir.
Sözde hastalığın yayılmasını önleme amaçlı lenf nod diseksiyonları ise, amaçlananın tam tersi sonuçlara kanserlerin hızlı yayılmasına neden olurlar. (*) Bak.- Tonsil-lenf nod diseksiyonları.
–Cehalet içinde yaşamak, bilgiyle yaşamaktan kolaydır, şanslı olanlar cahilce yaşamaya devam ederler. (Paul ARDEN)
TEDAVİ. Kanser tedavilerinin başarısızlık nedeni, kanser oluşum nedenlerinin tedavi olarak seçilmiş olmasıdır. (*)
Hücre ölümleri nedeniyle oluşan kanserleri, yine hücre ölümleri ile iyileştirmeyi düşünmek başarısızlıklarının nedenidir.
Kanser tedavileri, kanser teorilerine göre oluşturulup, sonuçlar istatistiklerle değerlendirilmektedir. İstatistikler bilime değil amaca hizmet ederler. Teori yanlış olunca tedavinin doğru olması beklenemez.
Çağın olağanüstü gelişmelerine ve bütün allayıp pullamalara karşın kanser tedavileri başarısızlıklarla doludur. Kanser hastalarının %90 ının metastazlardan, %10 unun ise tedavi hataları ve hastalığın yan etkilerinden kaybedilmesi başarısızlığın göstergesidir. (*)
Başarısızlıkların birinci nedeni primer tümör tedavilerinin yanlışlıklarla dolu olmasıdır. Primer tümör tedavileri başarılı (doğru) olsa metastaz gelişmez. (ayrıntılı bilgi kitapta) Aynı şekilde primer tümör tespit edilememiş ve metastaz gelişmişse, metastazı iyileştiren tedaviler primer tümör gelişimini önlerler, gelişmişse de tedavi ederler. Kanserlerle ilgili bilimsel çalışmalar yanlış yöndeki yolu altınla kaplamaktan ibarettir. (*)
Kanserler lokal hastalıklar olmamasına karşın tedavilerde çoğunlukla cerrahinin birinci seçenek olarak görülmesi, hatta bazı olgularda metastaz sayısı ile zorlama cerrahiler başarısızlıkların birinci nedenidir. Kanserlerde cerrahiler sadece palyasyon sağlayabilirler o da doğru yapılırsa. Seçili olgularda tümörektomi ve nekrotik dokunun temizlenmesi (nekrotik cerrahi) tümör yükünü azaltarak tedavilere katkı verebilir. Özefagus kanserlerinde endoskopik olarak yerleştirilen tüpler palyasyon sağlarlar. Kolon kanserlerinde perforasyon ve kanamayı önlemek için, palyatif cerrahi uygulanabilir. (*)
Lokal tedavilerin (=primer tümör tedavilerinin) başarısızlığı, kanserlerin lokal hastalıklar olmamasından. Metastaz gelişmesi primer tedavilerin başarısızlığı ve kanserlerin sistemik hastalıklar olmamasından kaynaklanmaktadır.
Kanserler hücre ölümleri ve hücre ölümlerinin atık birikimlerine neden olarak çevrelerinden izole olmasına ve ölümlerine neden olurlar. Hücre ölümleri domino benzeri etki ile temas hücrelerinin ölümlerine neden olurlar.
Kanserlerde en önemli prognostik faktörün zaman olması, zamanla hücre ölümlerinin ve atıkların artması nedeniyle zararlı bileşenlerin oluşmasıdır. Oluşan bileşenlerin kimyasal yapılarına göre kanserler değişir Kanser oluşum nedeni hücre ölümleridir. Kanser tedavileri, sözde kanser hücrelerinin (Kanser hücresi diye bir hücre yok) ölümüne programlanmıştır. Son yıllarda öldürmenin birde akıllısı çıktı. Başarısızlıkların nedeni budur. (*)
Kök hücreler organizmanın yaşam süresince bölünebilirler. Çok sayıda hücre bölünme kapasiteleri nedeniyle, kök hücreler aynı zamanda kanser hücrelerinin kaynağını da oluşturabilirler.
–Çok sayıda hücre bölünmesine gitme kapasiteleri nedeniyle kök hücreler kanserlere neden olabilecekleri gibi, kanserleri tedavide edebilirler. Az su verildiğinde çiçeğin kuruması, çok su verildiğinde çürümesi gibi.
Onarım için bölünme hızının artışı, hatalı hücre oluşumuna neden olurken, yavaşlaması moleküler yetersizliğe neden olur. Hatalı hücreler ise çevrelerinden izole oldukları için ölürler, ölümleri atık oluşturur ve hücre iletilerini azaltarak fonksiyon kayıplarına neden olurlar. Kanser gelişimi için hücre ölümü sonrası, nekroz gelişimi ve mikro patlamaların neden olduğu DNA mutasyonu yeterlidir. (mç) Ayrıntılar KİTAPTA.
Kanser acil.
Acil kelimesi özellikle tedavilerinde sorunlar yaşanan hastalıklarda gereksiz olarak çok kullanılırlar. Kanserler onlarca yılda oluşurlar, bu nedenle küratif acilleri yoktur. Özellikle meme kanserlerinde acilin yeri yoktur.
Yinede yıllarca gecikmelerin neden olduğu aciller, MDA na göre dört (4) tanedir.
Bunlar;
1.-Superior Vena Cava Sendromu
2.-Gastrointestinal Kanama
3.-Spinal kord basısı.
4.-İntrakranial basınç artışı.
MDA acilleri arasında meme kanserleri yok.